Now Playing Tracks

Ne aniydi gelişin.

Sıradan bir günde yolda karşılaşmış iki eski arkadaş gibiydik.Birbirini hiç görmemiş iki eski arkadaş.Bakışlarınla karşılaştıkları anı unutmadılar gözlerim.Elimin eline değmesi bile yitirdi dostçalığını o temasta.

Konuşmadan,birbirimize bakarak bile hissedebiliyorduk olan biten herşeyi.

Öyle garip hisler yakaladım ki ben o havadan sana karşı neye dönüştürdüğümü bile çözemedim.

Sen yokken hayat normaldi.Sen görüş alanıma girdiğinde senin için herşeyi herkesi bırakabilecek kadar cesur hissediyordum kendimi bir anda.

Gidişinde ani oldu gelişin gibi.

Acı haberler almışcasına döndün arkanı ve hızla uzaklaştın.

Kimse dokunmamıştı bana senin gibi önceden.

Parmağının ucu bile bütün vücudumda bir dalgalanma yaratıyordu,kanım daha hızlı çok daha hızlı dolaşıyordu damarlarımda.

Dışarı çıkıp,beraber yürüdüğümüz sokaklara yollara,şehre taşmak istiyor gibiydi.

Güzel olur muydu acaba o anda,kollarında,bütün aklın bendeyken ve bedenim seninle dolmuşken ölmek?

Çok acıdı canım gittiğinde.

Seninki de acıdı mı merak ettim hep.Benim kadar değil benden çok ya da değil,azıcık da olsa acıdı mı canın,hep merak ettim.

Ayrılık aceleyle verilen son bir öpücüğün şaşkınlığını yaşamak oldu.

İki farklı camdan uzanan birbirine sıkı sıkı sarılmış ellerin ve bakışların yavaş yavaş kopması oldu herhangi bir trafik ışığında.

Ve hayatımdaki kavramlar bu kadar seninle dolmuşken.

To Tumblr, Love Pixel Union